Elveda Lenin!
Annesini üzmemek için yıkılan bir dünyayı odasında yeniden kuran oğul, sevginin ne kadar yaratıcı olabileceğini gösteriyor.
Annesini üzmemek için yıkılan bir dünyayı odasında yeniden kuran oğul, sevginin ne kadar yaratıcı olabileceğini gösteriyor.
Memleket hasreti taşıyan bir dedeyle torununun yakınlaşması, köklerimize ve sevdiklerimize sarılma isteği uyandırır.
Bir köy sinemasının karanlığında filizlenen dostluk, çocukluğa duyulan özlemi yumuşacık bir şükrana dönüştürüyor.
Bir babanın abartılı masalları, hayatı anlatma biçimimizin de bir sevgi dili olabileceğini dokunaklı bir sıcaklıkla gösterir.
Baba oğul arasındaki kırgınlıkları yolda, kahkaha ve sessiz bakışlarla onaran, içi ısıtan bir yol hikâyesi.
Dört kız kardeşin kavgası, kahkahası ve hayalleri, aile olmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
Sevginin sahiplenmek değil emek ve sadakat olduğunu, Türkan Şoray'ın bakışlarıyla usulca kalbe işleyen unutulmaz bir aşk hikâyesi.