Aram Derler Adıma
Kalabalık bir Ermeni ailesinde büyüyen bir çocuğun kaçamakları, çocukluğun tatlı delişmenliğini kahkahayla geri getiriyor.
Kalabalık bir Ermeni ailesinde büyüyen bir çocuğun kaçamakları, çocukluğun tatlı delişmenliğini kahkahayla geri getiriyor.
Başına gelen her aksiliğe iyimserlikle göğüs geren bir papazın ailesi, sabrın ve neşenin tatlı zaferini anlatıyor.
Alplerde yıllara yayılan bir dostluk, dağların sessizliğinde insanın kendine ve sevdiklerine yeniden ulaşmasını anlatıyor.
Bir liman sokağının tuhaf, iyi kalpli insanları, küçük hayatlardaki büyük sevgiyi gülümseterek gösteriyor.
Bir huzurevinde anlatılan eski kasaba hikâyeleri, dostluğun ve kahkahanın yılları nasıl ısıttığını hissettiriyor.
Genç bir yazarın Paris kafelerinde geçen yoksul ama mutlu günleri, yazmaya ve yaşamaya iştah açıyor.
Huysuz bir adamın tek gecede yumuşayan kalbi, iyiliğe geç kalınmayacağını her okumada yeniden hatırlatıyor.